Anavatanı Akdeniz olan kırmızı pancar kanser, tansiyon ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı korur. İçindeki minerallerle enerji deposudur. Yüksek oranda potasyum içerdiği için günde bir bardak kırmızı pancar suyu içmek yüksek tansiyonu düşürür. Kırmızı pancar suyunu yoğurtla karıştırıp yemek ise vücudun enerji depolarını doldurur. Kırmızı pancarın taze sıkılmış suyunun yanında, taze, çiğ ve rendelenmiş şekilde de tüketilebilinir.
21 Eylül 2011 Çarşamba
19 Eylül 2011 Pazartesi
Zuhal'in Kahvesi
"Az konuşmaktan pek az, çok konuşmaktan sık sık pişman olunur. " Konficyus
Konuşabilmek insanı diğer canlılardan ayıran en belirgin özelliklerden biridir. Kendini ifade edebilmek, anlatabilmek, paylaşabilmek.... "insanlar konuşa konuşa anlaşır" Herkes kendince konuşmaya çalışır, bazıları kitap gibi, özenli, ağır cümleler ile konuşur ama kendini doğru ifade edemez. Bazıları o kadar az konuşur ki öz konuşur, bazıları kendi konuştuğunu bile duyamaz sesi çıkmaz. Her kesin her zaman her konu da bir fikri vardır, ama söylemek için doğru cümleler doğru zaman da kurulunca anlam kazanır. Çok konuşmak bazen de boş konuşmaya döner. Hoş sohbet olmaya çalışmak bazen de gevezeliğe döner. Tanrı insana iki kulak bir ağız vermiş iki dinleyip bir konuşmak için mi? Her ağzına geleni her düşündüğünü söylemek maarifet değil, etkili anlamlı konuşmak yetenektir. Herkesin muhabbeti çekilmez, bazılarının sohbeti yorar, sıkar karşısındakine hiç bir şey vermez, sussun diye beklenir. Kalabalık aileler de büyüyenlerin en büyük derdi sesini duyurabilmek için bağırarak çok hızlı konuşmakdır. Bütün aile bir araya geldiğinde her kafadan bir ses çıkar kimse kimseyi duymaz ama herkes konuşur. Bazen de o kadar hızlı düşünürkü insan aynı anda bir sürü şey anlatmak isterken ne dediği anlaşılmaz. Cümlenin başı ile sonu başka hikayeyi anlatır, konuşmak değil saçmalamak olur.
Konuşabilmek kendini anlata bilmek bazen de terapi gibidir. İyi bir dinleyiciyle konuşabilmek insanı rahatlatır. Konuştuğunu dinletebilmek için konuşulanları dinlemeyi bilmek gerekir.
"Birçok insan, dinlemenin diğer kişinin konuşmasını bitirmesini beklemekten öte bir şey olmadığını sanır. Ve daha da kötüsü, karşınızdaki kişi konuşmasını sürdürürken genellikle zamanımızı ne dediğini anlamak yerine, vereceğimiz karşılığı belirlemeye çalışarak kullanıyoruz. Karşımızdaki insanın söylediği şeyi anlamaya zaman ayırmak , onun söylediklerine ve o kişiye değer verdiğimiz anlamına gelir. Konuşmayı yapan kişinin gözlerinden bakmaya ve dünyayı onun gözlerinden görmeye başladığınızda, onunla aranızda kuvvetli bir bağ kurarsınız ve gerçek güvene dayalı kalıcı bir ilişki geliştirirsiniz."
Robin Sharma
"Birçok insan, dinlemenin diğer kişinin konuşmasını bitirmesini beklemekten öte bir şey olmadığını sanır. Ve daha da kötüsü, karşınızdaki kişi konuşmasını sürdürürken genellikle zamanımızı ne dediğini anlamak yerine, vereceğimiz karşılığı belirlemeye çalışarak kullanıyoruz. Karşımızdaki insanın söylediği şeyi anlamaya zaman ayırmak , onun söylediklerine ve o kişiye değer verdiğimiz anlamına gelir. Konuşmayı yapan kişinin gözlerinden bakmaya ve dünyayı onun gözlerinden görmeye başladığınızda, onunla aranızda kuvvetli bir bağ kurarsınız ve gerçek güvene dayalı kalıcı bir ilişki geliştirirsiniz."
Robin Sharma
16 Eylül 2011 Cuma
15 Eylül 2011 Perşembe
Yemek Mekan
Ristorante il Padrino Caddebostan
1990 yılında İstanbul'un ilk İtalyan restaurantı olarak Caddebostan'da hizmet vermeye başlamış. Anadolu yakasın da yıllardır değişmeyen menüsü ve lezzeti ile kaliteli bir mekan. Keyifli bir ortamda lezzetli pizza ve makarna yemek için iyi bir tercih.14 Eylül 2011 Çarşamba
Aşka Dair
Her ruh kendisi için farklı çekirdek inançlar ve duygular yüklenir. Ve hayatı boyunca bu duygu ve türevlerinden oluşan kök korkuları yenmeye çalışır. O korkular geçince yerini otomatik olarak sevgi ve türevleri kaplar. Bunların en önemlisi kalpten sevmek. Ama çoğumuz hissedemiyoruz. Bir insanı sevdiğimizde, eğer fark ettiyseniz, koşullar arıyoruz. Ya bize iyi davranacak (yani değersizlik duygumuzu bize unutturacak), ya çok zengin, yakışıklı olacak, gücü olacak, ki bu da ölüm korkusudur. Erkekler ise güzel kadın arıyor. Akıllı olsun, prestij unsuru olsun. Fiziksel şartları çok fazla önemsiyoruz. Sevdiğimizi, duygusal açlıklarımızı doyuran sanıyoruz. Geçici olarak doyunca da ilişkiden bıkıyoruz. Ne kadar güzel, zengin, yakışıklı bulursak bulalım, kıymetini bilemeden kendimizce eksik bulduğumuz parçalarını düzeltmeye çabalıyoruz.
GÜÇLÜ ERKEK, DİŞİ KADIN
Oysa birini kalpten sevmek, başka değerler gerektiriyor. Gözlerine bakıp, içindeki pozitifleri görmek; kusurları için öfke, nefret ya da vicdan azabı gibi duygular üretmemek. Hayranlık duymak ama zengin ya da güzel diye değil, gözlerindeki Allah'ı gördüğümüz için... Bu özellik, sakın ola kötü giden bir ilişkiye tutunmak ile karışmasın. O ilişkiye tutunma sebebi, duygusal açlığı doyurmak. Kalpten sevmek için, derindeki korkularımızı gidermemiz lazım. Bir baston değil, gerçekten sevip sevmediğimizi anlayarak, aşkla eş seçelim. Kalpten sevgi, her geçen gün form değiştiriyor. Artıyor. Hatalar, karşılıklı sevgi ile affedilebiliyor. Ve bu hayranlık duygusunu azaltmıyor, artırıyor. Para konusu ise çekim yasası ile halloluyor. Eğer bilinçaltınızda değer duygunuz yüksekse, para size zaten akar. Kriterleriniz değişebilir. Eş seçerken sadece şunlara dikkat edin: Kıskançlık, bağımlılık (alkol, kumar, uyuşturucu vs), şiddet, cimrilik olmasın. Bunlar bilinçaltındaki kök korkulardan kaynaklanır ve düzeltemezsiniz. Ancak kişi kendi karar verirse düzelir. Özgüveni olsun. Gerçek özgüven, kişi gösteriş meraklısı olmadığında kendini gösterir. Güçlü erkeğe, dişi kadına gidin. Güçlü erkek, kadınına el kaldıran, kısıtlayan değil, onu koruyup kollayandır. Şefkatle tutabilendir. Geri kalanları yargılamadan, değiştirmeye çalışmadan yaşayın. Onun gözlerine bakarak. Duygusal olarak derinleşerek. Kalpten sevmeyi öğreneceksiniz. İşte o zaman kaşlar gözler oynamayacak.
Seda Diker -Sabah
GÜÇLÜ ERKEK, DİŞİ KADIN
Oysa birini kalpten sevmek, başka değerler gerektiriyor. Gözlerine bakıp, içindeki pozitifleri görmek; kusurları için öfke, nefret ya da vicdan azabı gibi duygular üretmemek. Hayranlık duymak ama zengin ya da güzel diye değil, gözlerindeki Allah'ı gördüğümüz için... Bu özellik, sakın ola kötü giden bir ilişkiye tutunmak ile karışmasın. O ilişkiye tutunma sebebi, duygusal açlığı doyurmak. Kalpten sevmek için, derindeki korkularımızı gidermemiz lazım. Bir baston değil, gerçekten sevip sevmediğimizi anlayarak, aşkla eş seçelim. Kalpten sevgi, her geçen gün form değiştiriyor. Artıyor. Hatalar, karşılıklı sevgi ile affedilebiliyor. Ve bu hayranlık duygusunu azaltmıyor, artırıyor. Para konusu ise çekim yasası ile halloluyor. Eğer bilinçaltınızda değer duygunuz yüksekse, para size zaten akar. Kriterleriniz değişebilir. Eş seçerken sadece şunlara dikkat edin: Kıskançlık, bağımlılık (alkol, kumar, uyuşturucu vs), şiddet, cimrilik olmasın. Bunlar bilinçaltındaki kök korkulardan kaynaklanır ve düzeltemezsiniz. Ancak kişi kendi karar verirse düzelir. Özgüveni olsun. Gerçek özgüven, kişi gösteriş meraklısı olmadığında kendini gösterir. Güçlü erkeğe, dişi kadına gidin. Güçlü erkek, kadınına el kaldıran, kısıtlayan değil, onu koruyup kollayandır. Şefkatle tutabilendir. Geri kalanları yargılamadan, değiştirmeye çalışmadan yaşayın. Onun gözlerine bakarak. Duygusal olarak derinleşerek. Kalpten sevmeyi öğreneceksiniz. İşte o zaman kaşlar gözler oynamayacak.
Seda Diker -Sabah
12 Eylül 2011 Pazartesi
Zuhal'in Kahvesi
Bazı insanlar çok özel oluyorlar, çok farklı bir enerjileri , çok büyük yetenekleri oluyor. Şarkı söyleyebilmek, güzel bir sese sahip olmak ve binlerce kişiyi etkileyebilmek hepsinin bir arada olması büyük bir güçtür. Yıllarca büyük küçük milyonlarca insana kendini sevdirmek ayrı bir özelliktir. Cumartesi akşamı Açıkhava da konser veren Tarkan boşuna "mega star " olmadığını gösterdi. Tıklım tıklım dolu konser de Tarkan ne kadar yetenekli, ne kadar büyük, ne kadar özel olduğunu gösterdi. Konser boyunca herkes ayaktaydı, bütün şarkılar ezbere söylendi. Dans etmenin, göbek atmanın bir erkeğe bu kadar yakıştığını görmemiştim. 3 saat boyunca çok güzel şarkıları ve dansları ile herkesi büyüledi. Herkesin sesi güzel olabilir, yeteneği olabilir ama star olmak ayrı birşey, saatlece sahnede dans edip şarkı söylemek seyircileri hiç sıkmadan şov yapmak ayrı bir şey. Tarkan güzel gülüşü ve yüksek enerjisiyle yıllardır zirvede olmayı başarmasıyla çok özel bir sanatçı, dinlemesi ve sahnede izlemesi çok keyifli.
7 Eylül 2011 Çarşamba
Yemek Masası,
Güzel ve lezzetli yemek yapmak kadar yapılan yemeğin sunuşu da çok önemlidir. Yemek masasının özel ve güzel hazırlanması, masa örtüsünün yemek takımları ile uyumu da çok önemlidir. Görsellik ve lezzetin birleşimi hazırlanan yemek masaları insana ayrı bir keyif verir. Herşey birbiri ile uyum içinde hazırlanan sofralar da yemek daha özeldir. İşte sizlere özenle serilmiş masa örtülerinden örnekler...........


5 Eylül 2011 Pazartesi
Zuhal'in Kahvesi
Öfke, nefret, kin, endişe, şüphe, intikam, kendine acımak tıpkı uyuşturucu gibi birer bağımlılıktır. İnsanı içten ve dıştan yıpratan büyük bağımlılıklar, taşıması ve yaşanması çok zor ruh halleridir. İnsanı yok eden, bitiren ve tüketen bağımlılıklar. Bazı insanlar kendine acımayı kendini acındırmayı yaşam felsefesi haline getirmişlerdir. Her zaman ve her şeyde en olumsuz, en mutsuz, en kötü çıkarımı elde ederler. Bir ömür hep hüzün, endişe, mutsuzluk içinde yaşamak ne büyük kayıp. Hayat hep güllük gülistanlık değildir ama her zamanda trajedi getirmez.
“ Her birimiz, sadece kendine anlatsa bile kendi hayat hikayesini yaratır. Bazıları için bu hikaye mağdur olmakla ilgilidir. Mağduru oynamak kolaydır. Hayatınızın nasıl göründüğüyle ilgili herhangi bir sorumluluğu yüklenmek zorunda olmazsınız. Yaşamınızda yolunda gitmeyen herhangi bir şey için kendinize bakıp herhangi bir değişikli yapmaya gerek duymadan, diğer herkesi suçlayabilirsiniz. Fakat mağduru oynadığınızda, sizi mağdur ettiğini ileri sürdüğünüz gücünüzü açığa çıkarırsınız. Bu yaşamak için seçilmiş oldukça aciz bir yoldur. “ Robin Sharma
Hayatını daima kaybeden olarak sürdürmek veya kendini kaybetmeye layık görmek insanın seçimidir. Daima iyimseri oynamak kadar kötümser olmak da zordur. Nasıl bir ruha sahip olmak ister insan kötülükle mi beslenen, iyilikle mi beslenen? Tercih hayatını huzurlu sürdürmek isteyen akıllı insanın elindedir. Geçenlerde Murathan Munga’nın bir röportajında okuduğum bir bölümde annesini çok güzel anlatmıştı; “Annem, çok az insanda görülen bir özelliğe sahipti. Başkalarının sevincinden keyif almayı bilen bir kadındı. Ne yazık ki, bizim insanımızın çok az bildiği bir şey bu. Kederini, acını paylaşmayı bilir de, mutluluğunu paylaşmayı bilmez. Anneme bir arkadaşımın çocuğu olmuş dediğimde, sesi sevinçten çınlardı, gerçek bir coşku gösterir, sahiden mutlu olurdu.”
Hayatın da her zaman dram olmasına izin vermemeli, olaylar bazen trajedi, bazen komedi, bazen aksiyon, bazen gerilim, bazen de romantik film tadında olur. Nasıl yaşamak istediğin, nasıl başettiğin önemli.
Hayatın da her zaman dram olmasına izin vermemeli, olaylar bazen trajedi, bazen komedi, bazen aksiyon, bazen gerilim, bazen de romantik film tadında olur. Nasıl yaşamak istediğin, nasıl başettiğin önemli.
3 Eylül 2011 Cumartesi
Yemek Gazetesi,
AMERİKA’nın en popüler doktorlarından Mehmet Öz, Time dergisine yazdığı sağlık makalesiyle dünya gündemine oturdu. Dergiye ikinci defa kapak olma başarısını gösteren Öz, ‘Öz perhizi’ başlıklı yazısında hangi besinlerin ne kadar tüketilmesi gerektiği konusunda tavsiyelerde bulundu. ‘Beslenme akımları ve yeni diyetler yüzünden bazı besinler dönem dönem faydalı ya da zararlı kabul edilebiliyor. Geçmişte sağlığa zararlı olduğu öne sürülen yumurta, süt, şarap, çikolata ve fındık gibi besinler aslında çok faydalıdır’ dedi. Öz ‘Çikolatalar antioksidan deposudur, fındık da kolesterolü azaltmaya yardımcı olur. KırmızıŞarabı da kalp ve damar rahatsızlıklarını engellediği için tavsiye eden Öz, dergide bir günlük ideal beslenme düzenini açıkladı.
* Yoğurt- Fazla protein oranı sayesinde açlık hissini uzun süre engeller.
* Soya yemeği- Protein oranı yüksek.
* Ceviz- Omega-3 yağ oranı yüksek olan cevizin acılığını suda dinlendirerek giderebilirsiniz.
* Ispanak l Buğday ezmesi
* Acı biber- İltihapla savaşır.
* Sebze püresi- Beslenmedeki eksikleri giderir.
* Yer elması- A vitamini deposu olan yer elması kalp sağlığına iyi gelir.
Vatan
1 Eylül 2011 Perşembe
Yemek Gazetesi,
İçinden bal damlayan cennet meyvesi
Anavatanı Anadolu olan incir, hem tazesi hem kurusuyla damaklara lezzet katmaya devam ediyor. Kalsiyum içeriği sütten bile daha fazla olan incir; kalp ve damar sağlığını güçlendirmenin ötesinde sindirim sistemine de iyi geliyor
Ege ve Akdeniz'de 'yemiş' namıyla anılan incir, binlerce yıllık geçmişi olan bir sağlık bombası. Yüksek lif oranı sayesinde sindirimi hızlandıran 'cennet meyvesi'; bağırsakları yumuşatarak kabızlığı da önlüyor.
TADI ÇEKİRDEKLERİNDE
Bedensel ve zihinsel yorgunluğu gideren, halsizliğe ve unutkanlığa iyi gelen incir hakkında bilinmeyenler.........
DEMİR ORANI YÜKSEK
KURUSU GÜÇ BOMBASI
ROMALILAR'IN KUTSAL AĞACI
100 GRAM İNCİRDE NELER VAR?
Sabah
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


























